36

Şüphesiz kâfir olanların, eğer yeryüzündeki her şey bir misliyle beraber kendilerinin olsa da kıyâmet gününün azabından kurtulmak için feda etmek isteseler, onlardan kabul olunmaz. Onlar için pek acıklı bir azâp vardır.

"Şüphesiz kâfir olanların olsa yeryüzündeki şeyler” çeşitli mallar "hepsi onların olsa bir misliyle beraber onu feda etmek isteseler” nefislerine fidye vermek için "kıyâmet gününün azabından” ilyeftedu bihi'deki lâm "lev” in gerektirdiği mahzûfa mütealliktir, çünkü takdir şöyledir: Lev sebete enne lehüm fil ardı. Zikredilen şeyler iki olduğu hâlde "bihi"deki zamirin tek olması, ya işâret yerine kullanılmasındandır, Meselâ "avanün beyne zalik” (Bakara: 68) kavlinde olduğu gibi ya da "vemislehu” daki vâv'ın maa manasına olmasındandır.

(Onlardan kabul olunmaz) lev'in cevabıdır. Lev etrafıyla beraber "inne"nin haberidir. Cümle azabın onlardan ayrılmayacağına ve onlar için kurtuluşa giden bir yolun olmayacağına misaldir.

"Onlar için pek acıklı bir azâp vardır” bundan kastedileni açıklamaktadır.

36 ﴿