49

(Sana da şu talimatı verdik): Onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların keyiflerine uyma. Seni Allah'ın sana indirdiği bazı şeylerden alıkoymamaları için onlardan sâkin. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki, Allah ancak bazı günahlarım başlarına getirmek istiyor. Şüphesiz insanların çoğu gerçek fâsıklardır.

"Veenihküm beynehüm bima enzelallahu” bu da kitabın üzerine atıftır yani sana kitabı ve hükmü indirdik, demektir.

Ya da hakkın üzerine atıftır, o zaman da sana hakkı ve hükmetmeni indirdik demek olur. Ve emerna enihküm takdirinde cümle olması da câizdir.

"Onların keyiflerine uyma. Seni Allah'ın sana indirdiği bazı şeylerden alıkoymamaları için onlardan sâkin” seni saptırmalarından ve seni ondan çevirmelerinden. En sılası ile beraber "hum"den bedel-i istimal ile bedeldir, yani fitnelerinden sâkin, demektir.

Ya da mef’ûlün lehtir ki, seni fitneye düşürme korkusu ile onlardan sâkin demektir.

Rivâyete göre Yahûdî alimleri: Muhammed'e gidelim, belki onu dîninden döndürürüz, dediler ve: Ya Muhammed, çok iyi biliyorsun ki, bizler Yahûdîlerin alimleriyiz, eğer biz sana tâbi olursak, Yahûdîlerin hepsi sana tâbi olur. Bizimle kavmimizin arasında bir dava vardır, sana başvuracağız, bizim lehimize, onların aleyhine karar ver, sana îman edelim ve seni tasdik edelim, dediler. Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem de bunu kabul etmedi, âyet de bunun üzerine indi.

"Eğer yüz çevirirlerse” inen hükümden yüz çevirir ve başkasını isterlerse "bil ki, Allah ancak bazı günahlarını başlarına getirmek istiyor". Yani Allah'ın hükmünden yüz çevirme günahını demektir. Bu da büyük olmakla beraber onlardan biridir. Bunda büyüklüğe delâlet vardır, tıpkı nekirelikte olduğu gibi. Bunun bir benzeri de şâir Lebid'in şu sözüdür:

Ya da bazı nefislere (birilerine) ölümün gelmesidir.

(Bundan büyütmek için kendi nefsini kastetmiştir.)

"Şüphesiz insanların çoğu gerçek fasıktırlar” küfürde muannit ve mütecavizdirler.

49 ﴿