101Ey îman edenler, size açıklamadığı takdirde sizi üzecek olan şeyleri sormayın. Eğer Kur'ân indirilirken onlardan sorarsanız size açıklanır. Allah onları affetmiştir. Allah çok bağışlayıcı, çok halîmdir. "Ey îman edenler, size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeyleri sormayın. Eğer Kur'ân indirilirken onlardan sorarsanız size açıklanır". Âyette geçen şart cümlesi ve ona atfedilen "eşyaen"in iki sıfatıdır. Mana da şöyledir: Resûlüllah sallallahu. aleyhi ve sellem'den bazı şeyleri sormayın. Eğer onlar size açıklanırsa sizi üzer. Eğer onlardan vahiy zamanında sorarsanız size açıklanır. Bu iki cümle soru sormayı men neticesini veren iki öncül gibidir. O da bunların sizi üzecek olmasıdır. Akıllı kimse de kendini üzecek şeyi yapmaz. "Eşya” tarfâ vezninde ism-i cem'dir, ancak lamel fiili kalp edilmiş ve lef'â vezninde olmuştur. Şöyle de denilmiştir: O efilâ vezninde idi, şey'in cem'i olarak lamel fiili hazfedilmiştir. Aslı da şey'ün'dür, heynün gibi. Ya da şeyî'dir, sadîk gibi tahfif edilmiştir. Şöyle de denilmiştir: Eşya efâl veznindedir, cemidir, değişmemiştir, Meselâ beyt ve ebyat gibi. Fakat gayri munsarif olması buna manidir. (Allah onları affetti) eşya'nın başka bir sıfatıdır, Allah onları affetmiş ve onlarla sorumlu tutmamıştır. Çünkü rivâyete göre "Beyt'i haccetmeleri Allah'ın insanlar üzerinde hakkıdır” (Al- Ümran: 97) âyeti inince Süraka bin Mâlik: "Her sene mi?” dedi. Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem yüzünü çevirdi. O da üç defa sordu. O da: Hayır, eğer evet dese idim farz olurdu, Farz olsa idi de gücünüz yetmezdi. Ben sizi bıraktığım sürece siz de beni bırakın, dedi. Âyet bunun üzerine indi. Ya da bu, yeni söz başıdır yani Allah geçmiş sorularınızı affetti, bir daha böyle bir şey yapmayın, demektir. "Allah çok bağışlayıcı, çok halîmdir” kusurlarınızı acele ile cezalandırmaz, çoklarını da bağışlar. İbn Abbâs radıyallahü anhuma'dan rivâyet edilmiştir: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem bir gün hutbe okuyordu, lüzumsuz çok soru sordukları için öfkeli idi: Bana ne sorarsanız cevabını veririm, dedi. Bir adam: Benim babam nerede, dedi? O da: Cehennemde, dedi. Ötekisi de: Benim babam kimdir, dedi? O da: Huzafe, dedi, başka birisi olarak bilinirdi. |
﴾ 101 ﴿