110

 O zaman Allah şöyle demişti:

"Ey Meryem oğlu Îsa, senin ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla; hani seni Rûhu'l - Kuds ile desteklemiştim. Sen beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun. Hani sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. Hani sen benim iznimle çamurdan kuş şekli gibi bir şey tasarlıyor ve ona üflüyordun; o da benim iznim ile kuş oluyordu. Benim iznimle anadan doğma körü ve abraşı iyi ediyordun. Hani benim iznimle ölüleri çıkarıyordun. Hani İsrâîl oğullarını senden çekmiştim. Hani sen onlara açık mu'cizeler getirmiştin de onlardan kâfirler:

"Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi,

 (O zaman Allah şöyle demişti:

"Ey Meryem oğlu Îsa, senin ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla)” "yevme yecmau"den bedeldir, bu da "ve nada ashâbul cenneti” (Araf: 44) metodu üzeredir (gelecek geçmiş yerine konulmuştur).

Mana da şöyledir: Allahü teâlâ o gün kâfirleri peygamberlere verdikleri cevapla ve onlara verdiği mu'cizeleri saymakla azarlayacak. Onlardan bir grup onları yalanladı ve onlara sihirbaz, dedi, bir grup da ileri gittiler; onları îlah edindiler.

Ya da iz gizli "üzkür” ile mensûbtur. (Hani seni desteklemiştim) takviye etmiştim, bu da "nimetî"nin zarfıdır yahut ondan hâl’dir.

"İz âyettüke” "biruhil kudüsi” şeklinde de okunmuştur ki, o Cebrâîl aleyhisselâm'dır ya da dini veya nefsi ebedî hayatla dirilten ve günahlardan arındıran kelâmla destekledim demektir.

"Beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun” sözü de bunu destekler yani beşikte iken de orta yaşlı iken de konuşuyordun demektir.

Mana da şöyledir: Sen bebek iken de yetişkin iken de aynı şekilde tutarlı konuşuyordun. Mana onun bebeklik hâlini mükemmel akıl ve konuşmada orta yaşla eşitlemektir. Bundan onun ahir zamanda gökten ineceği sonucu çıkarılmıştır. Çünkü o orta yaştan önce göğe kaldırılmıştı.

"Hani sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. Hani sen benim iznimle çamurdan kuş şekli gibi bir şey tasarlıyor ve ona üflüyordun; o da benim iznimle kuş oluyordu. Benim iznimle anadan doğma körü ve abraşı iyi ediyordun. Hani benim iznimle ölüleri kabirlerinden hayata çıkarıyordun". Bunun tefsiri Al-i İmran sûresinde geçmiştir. Nâfi' ile Ya'kûb "tairen” okumuşlardır. Bakır gibi tekile de çoğula da ihtimali vardır.

"Hani İsrâîl oğullarını senden çekmiştim” yani seni öldürmek isteyen Yahûdîleri demektir. (Hani sen onlara açık mu'cizeler getirmiştin). Bu da kefeftü'nün zarfıdır.

"Onlardan kâfirler: Bu apaçık bir büyüdür, demişlerdi". Yani senin bu getirdiğin sihirden başka bir şey değildir demektir. Hamze ile Kisâî "illâ sahirün” okumuşlardır ki, Îsa aleyhisselâm'a işarettir.

110 ﴿