112O vakit Havariler: "Ey Meryem oğlu Îsa, Rabbin üzerimize gökten bir sofra indirebilir mi?” demişlerdi, O da: Eğer mü'min kimseler iseniz Allah'tan korkun, demişti. "İz kalel havariyyune ya isabni meryeme” üzkür ile mensûbtur ya da "Kâlû"nûn zarfıdır. Bu durumda onların "Rabbin üzerimize gökten bir sofra indirebilir mi?” sözlerinde samimi olduklarını iddialarıyla birlikte îmanlarının henüz tahkik derecesine ulaşmadığına ve marifetlerinin henüz sağlamlaşmadığma dikkat çekmiş olur. Şöyle de denilmiştir: Bu güç yetme, hikmet ve irâde-i İlâhiye göredir; kudrete göre değildir. Mananın: Rabbin sana cevap verir mi demek olduğu da denilmiştir. İstetaa etaa manasınadır, tıpkı istecabe'nin ecabe manasına olduğu gibi. Kisâî: "Hel testetiu rabbeke” okumuştur ki, Rabbine sorabilir misin demektir? Yani ona bir şeyden çekinmeden sorabilir misin, demektir. Âyette geçen maide, üzerinde yemek olan masa demektir. Madel mau yemidü'den gelir ki, su kımıldamaktır ya da madehu'dan gelir ki, birine vermektir. Sanki takdim edilene bir şey veriyor gibidir. Bunun bir benzeri de: Şeceretün mutimeh sözüdür ki,rimli ağaç demektir. "O da: Allah'tan korkun, dedi” bu gibi sorulardan. "Eğer mü'min kimseler iseniz” onun kemal-i kudretine ve benim gerçek peygamberliğime, demektir ya da îman iddianızda doğru iseniz, demektir. |
﴾ 112 ﴿