27

 Ateşin karşısında durdurulup da:

"Keşke biz dünyaya döndürülseydik de Rabbimizin âyetlerini yalanlamayarak îman edenlerden olsaydık!” dediklerini bir görsen!

 (Ateşin karşısında durdurulduklarını bir görsen?) cevabı mahzûftur yani onları ateşin başında durduruldukları ve onu gözleriyle gördükleri yahut onlara gösterildiği yahut oraya girdirildikleri ve azabın miktarını öğrendikleri zaman görseydin, çok iğrenç bir durum görürdün. Malum kalıbı ile "vakam” okunmuştur ki, vakafa aleyhi vukuf en (bir şeye iyice vakıf olmak) deyiminden gelir.

"Keşke dünyaya döndürülseydik, derler” dünyaya dönmeyi temenni ederler.

"Rabbimizin âyetlerini yalanlamayarak îman edenlerden olsaydık". Bu da ispat tarzında yeni söz başıdır, Meselâ: Beni bırak, bıraksan da bırakmasan da o işe dönmem sözü gibi.

Ya da "nüreddü"ye atıftır yahut ondaki zamirden hâl’dir. O zaman temenni durumunda olur ve "gerçekten onlar yalan söylüyorlar” (Enam: 28) kavli de temenninin içerdiği va'de râci olur. Hamze, Ya'kûb ve Âsım bu ikisini (nükezzibe ve nekune) vâv'dan sonra "en” gizleyerek ve onu fe yerine koyarak cevap olmak üzere mensûb okumuşlardır. İbn Âmir de birincisini atfederek ref ile ikincisini de cevap olarak nasb ile okumuştur.

27 ﴿