38Yeryüzünde bir hayvan ya da iki kanadı ile uçan bir kuş varsa, mutlaka sizin gibi bir ümmettir. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra ancak Rablerine toplanacaklar. "Yeryüzünde bir hayvan” debelenerek hareket eden (ya da bir kuş) mahallen Merfû' olarak ref ile tairün de okunmuştur "iki kanismiyle uçan” havada, böyle nitelenmesi sürat veya benzer manaya mecazı önlemek içindir. "Mutlaka sizin gibi bir ümmettir” durumu kontrol altına alınmış ve rızkı ve eceli takdir edilmiştir. Bundan maksat Allah'ın kemal-i kudretini, sonsuz ilmini ve geniş tedbirini gözler önüne sermektir. Bu da onun istenilen mu'cizeyi indirmeye kâdir olduğuna delil gibidir. Ümem kelimesinin cemi kılınması mana itibarı iledir. (Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık) yani Levh-i Mahfuzda demektir. Çünkü o alemde irili ufaklı ne varsa hepsini içine almıştır. Ne bir canlıyı ne de bir cansızı dışarıda bırakmamıştır. Ya da Kur'ân'da demektir, çünkü onda da din ile ilgili şeyler geniş veya özet olarak sıralanmıştır. "Min” zâittir, "şeyin” de mastar yerindedir, mef’ûlün bih değildir; çünkü farrata kelimesi kendiliğinden geçişli değildir, "kitab"a "fî” ile geçişli kılınmıştır. "Sonra yalnız Rablerine toplanacaklar". Yani bütün ümmetler demektir, aralarında adaletle hüküm verilecektir. Nitekim şöyle rivâyet edilmiştir: Boynuzsuz koyunun hakkı boynuzludan alınacaktır. İbn Abbâs da: Onların hasrolunması ölmesidir, buyurmuştur. |
﴾ 38 ﴿