52Sabah akşam Rablerine dua ederek cemalini dileyenleri kovma. Onların hesaplarından sana bir şey yoktur. Senin hesabından da onlara bir şey yoktur ki, onları kovup da zâlimlerden olasın. "Sabah akşam Rablerine dua edenleri kovma” muttaki olmayanları takva sahipleri olmaları için uyarmasını emrettikten sonra o müttekılere ikram etmesini ve Kureyş'i menınun etmek için onları kovmamasını emretti. Rivâyete göre onlar şöyle dediler: Eğer bu köleleri kovarsan - Ammar, Suhayb, Habbab ve Selman gibi fakir Müslümanları kastediyorlar - seninle oturur ve seninle konuşuruz, dediler. O da: Ben mü'minleri kovamam, dedi. Onlar da: Biz sana geldiğimiz zaman onları bizim için kaldır, dediler. O da: Peki, dedi. Rivâyete göre Hazret-i Ömer radıyallahü anh: Bunu yapsan da işin nereye varacağına baksan, dedi. O da kâğıt istedi ve yazması için Hazret-i Ali'yi çağırdı. Sabah akşamdan maksat devamlılıktır. Sabah ve ikindi namazlarıdır, da denilmiştir. İbn Âmir burada ve Kehf'te "bilğudveti” okumuştur. (Cemalini dileyerek) yed'une'den hâl’dir yani ihlâsla Rablerine dua ederlerken demektir. Duanın ihlâsla kayıtlanması işin özü olduğuna dikkat çekmek içindir. Yasağı ona bağlaması da onlara ikramın gerektiğini bildirmek ve uzaklaştırmanın akıldan çıkarılmasını vurgulamak içindir. "Onların hesabından sana bir şey yoktur, senin hesabından da onlara bir şey yoktur". Yani îmanlarının hesabı sana kalmış değildir. Belki de îmanları Allah katında faraza îman etselerdi bile onların îmanından daha büyüktür. Müttekıler suretinde görünüyorlar diye içlerini ve ihlâslarım yoklamak senin görevin değildir. Eğer müşriklerin dedikleri gibi ve dinlerine dil uzattıkları gibi içleri temiz olmasa bile hesapları kendilerinin üzerinedir, onlardan sana geçmez. Nitekim senin hesabın da senin üzerinedir, senden onlara geçmez. Şöyle de denilmiştir: Rızıklarının yani fakirliklerinin hesabı senin üzerine değildir. Şöyle de denilmiştir: Zamir müşriklere aittir, Mana da şöyledir: Sen onların hesabı ile sorumlu değilsin, onlar da senin hesabınla sorumlu değiller ki, îmanları seni ilgilendirsin de onlara tamah ederek mü'minleri kovasın. "Fe tatrüdehüm” onları uzaklaşmasın, bu da olumsuz şeyin cevabıdır. "Zâlimlerden olasın” bu da olumsuzun cevabıdır. Sebep mülahazası ile "fe tatrüdehüm"ün üzerine atfı da câizdir ki, pek anlamlı değildir. |
﴾ 52 ﴿