122

 Hiç ölü olup da kendisini dirilttiğimiz ve kendisine onunla insanlar arasında yürüyeceği bir nûr verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp da hiçbir zaman ondan çıkamayan kimse gibi midir? İşte kâfirlere yaptıkları şeyler böyle süslü gösterilmiştir.

 (Hiç ölü olup da kendisini dirilttiğimiz ve kendisine onunla insanlar arasında yürüyeceği bir nûr verdiğimiz bir olur mu?) Bu; Allahü teâlâ'nın hidâyet ettiği, sapıklıklıktan kurtardığı, kendisine delillerin ve âyetlerin nûrunu verdiği ve onunla eşya üzerinde düşünüp hak ile bâtıl arasında ve haklı ile haksız arasında ayrım yapan kimsenin misalidir. Nâfi' ile Ya'kûb aslı üzere "meyten” okumuşlardır,

"kemen meseluhu” da onun sıfatıdır, o mübteda’dır, haberi de "fizzulumati"dir.

"Leyse biharicin minha” da zarfta saklı şeyden hâl’dir,

"meseluhu” daki zamirden değildir. Bu da sapıklıkta kalıp da ondan hiçbir şekilde ayrılamayan kimsenin misalidir. (Bunun gibi) mü'mine îmanı süslü gösterildiği gibi "kâfirlere de yaptıkları şeyler süslü gösterilmiştir". Âyet Hazret-i Hamza ile Ebû Cehil hakkında inmiştir. Hazret-i Ömer yahut Ammar ile Ebû Cehil hakkında inmiştir de denilmiştir.

122 ﴿