8

 O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır gelirse, işte kurtulanlar onlardır.

"Tartı” yani hüküm yahut amellerin tartılması ki, o da karşılığını vermektir. Cumhur şu görüştedir: Amel defterleri dili ve iki kefesi olan bir terazi ile tartılacaktır. Halk da ona bakacaktır. Bu da adaleti ortaya çıkarmak ve mazereti kaldırmak içindir. Nitekim onlara amellerinden de soracaktır. Dilleri onları itiraf edecek ve organları onları söyleyecektir. Şu rivâyet de bunu desteklemektedir: Terazinin başına bir adam getirilir, doksan dokuz sicili açılır, her sicil gözün gördüğü yer kadardır. Onun için bir pusula çıkartılır, içinde kelime-i şahadet vardır; siciller bir göze konulur, pusula da bir göze konulur. Siciller havaya kalkar, pusula ağır basar. Şahısların tartılacağı da söylenmiştir; çünkü aleyhisselâm Efendimiz şöyle buyurmuştur: Kıyamet gününde iri ve şişman adam getirilir, Allah katında bir sivrisineğin kanadını çekmez.

"Yevmeizin” mübtedanın haberidir, o da elvezndir.

"Elhakku” da veznin sıfatıdır ya da mahzûf mübtedanın haberidir. Manası da doğru ve düzgün tartı demektir.

"Kimin tartıları ağır gelirse” iyilikleri ya da iyiliklerinin tartıldığı şey demektir. Çoğul olması tartılan şeylerin değişik ve tartının da çok olmasındandır. O mevzun'un yahut mizan’ın çoğuludur.

"İşte kurtulanlar onlardır” kurtuluşa ve sevaba erenler onlardır.

8 ﴿