27Ey âdemoğulları, şeytan sizi saptırmasın; nitekim ebeveyninizi de onlara ayıp yerlerini göstermek için onlardan elbiselerini soyarak cennetten çıkarmıştı. Çünkü o ve kabilesinden olanlar sizi onları görmediğiniz yerlerden görürler. Muhakkak biz şeytanları îman etmeyenler için dostlar kıldık. "Ey âdemoğulları, şeytan sizi saptırmasın” azdırmasıyla sizi cennete girmekten alıkoymasın. "Nitekim ebeveyninizi de cennetten çıkarmıştı". Ebeveyninizi ondan çıkarmakla mihnete düşürdüğü gibi. Yasak şeklen şeytanadır, mana olarak ona uymaktan ve fitnesine kapılmaktandır. (Onlardan elbiselerini soyarak) bu da ebeveykümden yahut ahrece'nin fâ'ilinden hâl’dir, soymanın ona nispet edilmesi sebep olmasındandır. "Çünkü o ve kabilesinden olanlar sizi onları görmediğiniz yerlerden görürler” bu da yasağın gerekçesidir ve fitnesinden sakınmak için tekittir. "Kabiluhu” askerleri demektir. Biz onları görmeden onların bizi görmeleri hiçbir zaman görünmeyeceklerini ve şekle bürünmeyeceklerini gerektirmez. "Muhakkak biz şeytanları îman etmeyenler için dostlar kıldık” aralarına ilişki koymakla yahut üzerlerine göndermek ve onları perişan etmek için imkân vermek ve onları yaldızladıkları şeylere sürüklemekle. Âyet kıssanın hissesidir ve hikâyenin özetidir. |
﴾ 27 ﴿