43

Göğüslerindeki kinden ne varsa söktük. Altlarından ırmaklar akar.

"Bizi buna kavuşturan Allah'a hamdolsun. Eğer o bize hidâyet etmeseydi, biz hidâyete erecek değildik. Yemin olsun, Rabbinizin elçileri bize gerçeği getirmiş, derler. Onlara: İşte yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet budur, diye seslenilir.

"Göğüslerinde kinden ne varsa söktük” yani kalplerinde kin sebeplerinden ne varsa çıkarıyoruz yahut ondan arındırıyoruz ki, aralarında sevgiden başka bir şey lmasın. Hazret-i Ali kerremallahu veche'den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Umarım ben, Osman, Talha ve Zübeyr onlardanız.

"Altlarından ırmaklar akar” bu da zevk ve neşelerini artırmak içindir.

"Bizi buna kavuşturan Allah'a hamd olsun, dediler” böyle bir mükâfata "eğer o bize hidâyet etmeseydi” eğer Allah'ın hidâyet ve muvaffakiyeti olmasaydı demektir. Linehtediye'deki, lâm nefyi te'kit içindir,

"levla"nın cevabı da mahzûftur, mâ-kabli onu göstermektedir. İbn Âmir vâv'sız olarak "mâ künna” okumuştur, bu da onun birinciyi açıkladığım gösterir.

"Yemin olsun, Rabbimizin elçileri bize gerçeği getirdi, derler". Biz de onların irşatlarıyla doğruyu bulduk. Bunu dünyada yakın olarak bildikleri şeyin âhirette aynelyakîn olarak bilmeleri üzerine derler.

"Onlara: İşte yaptıklarınıza karşılık cennet budur, diye seslenilir” onu uzaktan gördükleri yahut girdikten sonra böyle denilir. Bizzat seslenmeye sebep olan da "işte yaptıklarınıza karşılık mirasçılar kılındığınız cennet budur” cümlesidir. O size amelleriniz sebebiyle verildi demektir. Bu da cennetten hâl’dir, âmili de işaretin manasıdır.

Ya da haberdir "elcennetü” de "tilkümu"nûn sıfatıdır.

"En” de beş yerde de ya muhaffefedir ya da müfessiredir. Çünkü nida ile te'zin söz (kavi) manasınadır.

43 ﴿