46

Eğer cihada çıkmak isteselerdi, onun için mutlaka bir hazırlık yaparlardı. Ancak Allah onların davranmalarını istemedi de onları geri koydu ve: Oturanlarla beraber oturun, denildi.

"Eğer çıkmak isteselerdi onun için mutlaka bir hazırlık yaparlardı". "Uddeten” izafetanında te’nin hazfi ile okunmuştur, şu mısrada olduğu gibi:

Sana ettikleri vaatte durmadılar.

Ayn’ın kesri ile muzâf olarak te'siz iddehu ve izafetsiz de te ile iddetün okunmuştur. (Ancak Allah onların davranmalarını istemedi) bu da "eğer çıkmak isteselerdi” kavlinin mefhumundan istidraktir (düzeltmedir), sanki şöyle buyurmuştur: Çıkmadılar, ancak geri kaldılar. Çünkü Allahü teâlâ davranmalarım yani çıkmak için kalkmalarını istemedi.

"Onları geri koydu” onları korkaklık ve tembellikle oturttu. (Oturanlarla beraber oturun, denildi) bu da Allah'ın, kalplerine çıkma isteksizliği atmasının ya da şeytanın oturun diye verdiği vesvesenin temsilidir ya da birbirlerine böyle demelerinin ya da Resûl aleyhisselâm'ın onlara izin vermesinin hikayesidir.

"Elkaidin"in mazur olanlara da başkalarına da ihtimali vardır. Her iki mülahazaya göre de kınamaktan hâli değildir.

46 ﴿