102

Diğerleri de günahlarını itiraf ettiler; iyi ameli kötüsüyle karıştırdılar. Dilerse Allah, tevbelerini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

"Diğerleri de günahlarını itiraf ettiler” savaşa katılmamalarını yalancı mazeretlerle örtmeye çalışmadılar. Bunlar da geri kalanlardan bir topluluk idiler ki, haklarında inen âyetleri duyunca kendilerini mescidin sütunlarına bağladılar. Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem geldi, adeti üzere mescide girdi, iki rekat namaz kıldı. Onları gördü, hâllerini sordu; anlattılar; onları sen bizzat çözmedikçe kendileri çözmeyecekler, dediler. O da: Ben de emir gelinceye kadar yemin ederim onları çözmeyeceğim, dedi. Âyet indi, onları salıverdi.

"İyi ameli kötüsü ile karıştırdılar” pişmanlık ve suçu itiraf demek olan iyi ameli savaştan geri kalma ve münâfıklara uyma kötü ameliyle karıştırdılar.

"Ve ahara"daki vâv da ya be manasınadır, Meselâ bi'tüş şae saten ve dirhemen örneğinde olduğu gibi ya da amellerden her birinin diğerine karıştığını göstermek içindir.

"Dilerse Allah tevbelerini kabul eder” bu da "günahlarını itiraf ettiler” sözünden anlaşılmaktadır.

"Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir” tevbe edenden geçer ve ona lütufta bulunur.

102 ﴿