112Tevbe edenler, ibâdet edenler, hamd edenler, seyahat edenler, secde edenler, iyiliği emredenler ve kötülükten men edenler ve Allah’ın sınırlarını koruyanlar (yok mu), işte o mü'minleri müjdele. "Ettaibun” medih üzere merfû’dur yani hümüt taibun demektir. Bunlardan murat edilenler de zikri geçenlerdir. Mübteda olup haberinin de mahzûf olması da câizdir, takdiri şöyledir: Ettaibune min ehlil cenneti ve inlem yücahidu. Çünkü: "Allah her birine güzellik vadetmiştir” (Nisa: 95) buyurmuştur ya da haberi arkadan gelendir yani ettaibuna anil küfri alel hakikati hümül camiune lihazihil hisali demektir. Ye ile mensûb olarak medih üzere (ettaibıne) ya da mü'minlerin sıfatı olarak mecrûr da okunmuştur. "İbâdet edenler” dinde Allah'a ihlâsla ibâdet edenler "hamd edenler” nimetlerine ya da bollukta ve darlıkta nâil oldukları şeylere. "Seyahat edenler” oruç tutanlar demektir, çünkü aleyhis-salâtü ves-selâm Efendimiz: Ümmetimin seyahati oruçtur, buyurmuştur. Orucun seyahata benzetilmesi şehvetleri engellemesindendirya da mülk ve melekutun gizemlerinden haberdar olmak için nefis mücadelesi olmasındandır. Ya da cihâd veya ilim öğrenmek için seyahat edenlerdir. "Rüku edenler, secde edenler” namazda "iyiliği emredenler” îman ve taatla "ve kötülükten men edenler” şirkten ve isyanlardan. Buradaki atıf ikisinin aynı haslet olduğunu göstermek içindir. Sanki: iki sıfatı birleştirenler, buyurmuştur. "Allah'ın sınırlarım koruyanlar” yani açıkladığı ve gösterdiği gerçekleri ve şerîatları koruyanlar demektir. Bunda şuna dikkat çekilmiştir ki, bundan öncekiler faziletlerin açıklamasıdır, bu ise onların özetidir. Şöyle de denilmiştir: Bu şunu bildirmektedir ki, sayı yedinci ile tamam olmuştur. Şöyle ki, yedi tam sayıdır, sekiz ise yeni bir sayının başlangıcıdır, ona atfedilmistir. Bunun içindir ki, buna vâv-ı semaniye denir. "Mü'minleri müjdele” yani bu faziletleri taşıyanları demektir. Mü'minleri zamir değil de zâhir olarak kullanması onları buna götürenin îmanları olduğuna ve kamil mü'minin de böyle olması gerektiğine dikkat çekmek içindir. Müjdesi verilen şeyin hazfedilmesi de onu büyütmek içindir. Sanki: Onları fehimlerin anlamayacağı ve sözlerin ifade edemeyeceği şeylerle müjdele buyurmuştur. |
﴾ 112 ﴿