23Onları kurtarınca, hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlık ederler. Ey insanlar, taşkınlığınız ancak kendinizedir. Bu da dünya menfaati gibi geçicidir. Sonra dönüşünüz bizedir; biz de size yaptıklarınızı haber veririz. "Onları kurtarınca” dualarını kabul ederek "birden yeryüzünde taşkınlık ederler” orada fesat çıkarmaya ve eski hâllerine koşarlar. "Haksız yere” bu da Müslümanların kâfirlerin yurtlarım tahriplerinden, ekinlerini yakmalarından ve ağaçlarını kesmelerinden ihtirazdır (onu dışarıda bırakmaktır). Çünkü o haklı olarak fesat çıkarmaktır. "Ey insanlar, faşıklığınız ancak kendinizedir” çünkü vebali sizedir yahut sizin gibilere ve kendi cinsinizden olanlaradır. (Bu da dünya menfaati gibi geçicidir) devam etmez, azâbı ise kalır. Merfû' okunuşu onun "bağyukum"un haberi olmasından ve "alâ enfüsikümün” de sılası olmasındandır ya da mahzûf mübtedanın haberidir, takdiri de: Zâlike metaul hayatid dünya demektir. "Alâ enfüsiküm” de "bağyuküm"ün haberidir. Hafs ise onu mef'ûlu mutlak olarak mensûb okumuştur, yani tetemetteune metaal hayatid dünya demektir. Yahut "bağy"in mef'ûlüdür, çünkü o istemek manasınadır; o zaman câr onun sılası, haber de mahzûf olur, takdiri de şöyledir: Bağyüküm metaal hayatid dünya mahzurun yahut dalalun. Yahut bağy'in delâlet ettiği fiilin mef'ûlüdür, "alâ enfüsiküm” de haberidir. "Sonra dönüşünüz bizedir” kıyâmette "biz de size yaptıklarınızı haber veririz” karşılığını vermekle. |
﴾ 23 ﴿