100Yûsuf ebeveynini tahta çıkardı. Hepsi ona secde ettiler. Yûsuf: Babacığım, işte önceden gördüğüm rüyanın tabiri budur, dedi. Rabbim onu gerçek kıldı. Bana ihsan etti. Çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan aramızı bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz Rabbim dilediği şeyi lütfeder. Şüphesiz o, hakkıyla bilendir, hikmet sâhibidir. "Yûsuf ebeveynini tahta çıkardı, hepsi ona secde ettiler” saygı ve hürmet için, çünkü onlara göre secde bu manaya gelirdi. Şöyle de denilmiştir: Onun için Allah'a şükür secdesine kapandılar. Şöyle de denilmiştir: Harru'daki zamir ebeveyni ile kardeşlerine aittir, ebeveynini tahta çıkarması secdeden sonradır. Lâfzan önce olsa da böyledir, bu da o ikisine aşırı önem vermesindendir. "Yûsuf: Babacığım, işte önceden gördüğüm rüyanın tabiri budur, dedi” çocukluk yıllarında gördüğüm rüyanın "Rabbim onu gerçek kıldı” doğru çıkardı. "Bana ihsan etti; çünkü beni zindandan çıkardı". Kuyudan bahsetmemesi onları üzmemek içindir. "Sizi çölden getirdi” çünkü onlar davar besler, kırda yaşarlardı. "Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra” kışkırttıktan sonra, bu da nezeğar raidü ed dabbete deyiminden gelir ki, binici ata dürtüp de koşturmak istemesi manasına gelir. "Şüphesiz Rabbim dilediği şeyi lütfeder” tedbiri latiftir; çünkü ne kadar zor olursa olsun dilemesi ona nüfuz eder ve onu kolay hâle getirir. "Şüphesiz o, hakkıyla bilendir” maslahatları ve tedbirleri, "hikmet sâhibidir” her şeyi vaktinde ve erdeme göre yapar. Rivâyete göre Yûsuf aleyhisselâm babasına hazineleri gezdirdi, kâğıtlar (papirüsler) hazinesine girince Ya'kûb: Oğlum, bu kadar kâğıdın varmış da neden bana sekiz konaklık yere mektup yazmadın, dedi? O da: Cebrâîl öyle emretti, dedi. O da. Sebebini sorsaydm ya, dedi? O da: Sen ona benden daha yakınsın, sen sor, dedi. Cebrâîl de: Allah bana öyle emretti, çünkü "korkarım onu kurt yer” (Yûsuf: 13) dedin, benden korkman gerekmez miydi, dedi! |
﴾ 100 ﴿