110Nihayet peygamberler ümitlerini kesip de yalanlandıklarını iyice anladıkları zaman, onlara yardımımız gelir. Dilediklerimiz kurtarılır. Azabımız günahkârlar topluluğundan geri çevrilmez. "Nihayet peygamberler ümitlerini kesip de” kelâmdan anlaşılan şeyin sonucudur yani günlerinin uzaması onları aldatmasın, çünkü kendilerinden öncekilere de süre tanındı, nihayet peygamberler dünyada onları yenmekten yahut îmanlarından ümitlerini kesince; çünkü küfre dalmış, lükse boğulmuş ve hiçbir engelle karşılaşmamışlardır. "Yalanlandıklarını iyice anladıkları zaman” yani nefisleri onlara yardım olunacaklar diye yalan konuştuğu zaman yahut toplum îman va'dinde onlara yalan söyleyince. Şöyle de denilmiştir: (Zannu, ennehüm ve küzibu'daki) çoğul zamiri peygamberlerin gönderildiği ümmetlere râcidir yani ümmetler peygamberlerin davet ve tehdit ettikleri konularda kendilerine yalan söylenildiğini zannettikleri zaman demektir. Şöyle de denilmiştir: Birincisi ümmetlere, ikincisi de peygamberlere râcidir yani ümmetler zannettiler ki, peygamberler yalan söylediler ve kendileri için va'dolunan zaferde doğru konuşmadılar ve işleri karıştı. İbn Abbâs'tan gelen: "Peygamberler Allah'ın va'dettiği zaferin yerine getirilmeyeceğini zannettiler” sözü eğer doğru ise zandan vesvese türünden kalbe gelen şeyi murat etmiştir. Böyle olmakla beraber bundan da temsil tariki ile gecikme ve mühlette mübalağa murat edilmiştir. Kûfeliler dışındakiler şedde ile okumuşlardır yani peygamberler toplumlarının kendilerine va'dettikleri şeyde yalan söylediklerini zannettiler demek olur. Şeddesiz ve malum siygası ile "kezebu” da okunmuştur ki, kavimlerine söyledikleri şeyde yalan söylediklerini zannetmişlerdir, çünkü çok gecikmiş ve hiçbir izi görülmemiştir. "Onlara yardımımız geldi, dilediğimiz kurtarıldı” peygamberler ve mü'minler. Onları belirtmemesi onların kurtarılmaya ehil olduklarını ve başkalarının onlara ortak olmayacaklarını bildirmek içindir. İbn Âmir, Âsım ve Ya'kûb mâzi meçhul üzere okumuşlardır, "feneca” da okunmuştur. "Azabımız günahkârlar topluluğundan geri çevrilmez” onlara indiği zaman. Bunda kurtarılanlar beyan edilmiştir (onlar günahkârlar değildir). |
﴾ 110 ﴿