6Senden kötülüğü iyilikten önce istiyorlar. Halbuki kendilerinden önce ibretli cezalar geçmiştir. Rabbin zulümlerine karşılık insanlar için mağfiret sâhibidir. Şüphesiz Rabbin gerçekten cezası çetin olandır. "Senden kötülüğü iyilikten önce istiyorlar” azâbı afiyetten önce istiyorlar, çünkü onlar alay ederek tehdit edildikleri azâbı acele istemişlerdi. (Hâlbuki kendilerinden önce ibretli cezalar geçmiştir) İnanmayan emsalleri için cezalar geçmiştir. Öyleyse onlara ne oluyor da bunlardan ibret almıyorlar? Aynısının başlarına gelmesini niçin imkânsız görüyorlar? Feth ile mesele ve zam ile mesule sadaka ve saduka gibi ceza demektir. Çünkü o ceza görenin mislidir. Kısasa misal denilmesi de bundandır. Emseltür recüle min sâhibihi denir ki, maktule karşılık katilden kısas yapmaktır. Sükûn ile "meslat” fe'nin ayn'a uyumu ile "müslat” uyumdan sonra yine sükûn ile "müslat” okunmuştur. Müselat da okunmuştur ki, o zaman müsle'nin çoğulu olur, tıpkı rükbe ve rükebat gibi. "Şüphesiz Rabbin zulümlerine karşılık insanlar için mağfiret sâhibidir” nefislerine zulüm etmelerine rağmen. Bu da hâl olarak mahallen mensûbtur, âmili de "mağfiret"tir. Böyle kayıtlanması tevbeden önce de affın câiz olduğunu göstermek içindir. Çünkü tevbe eden artık zâlim değildir. Bunu kabul etmeyen ise zulmü, büyük günahlardan kaçınan için bağışlanmış küçük günahlara tahsis eder ya da mağfireti örtmek ve süre vermekle te'vil eder. "Şüphesiz Rabbin gerçekten cezası çetin olandır” kâfirler yahut dilediği kimse için. Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Eğer Allah'ın affı ve günahtan vazgeçmesi olmasa idi, hiç kimse yaşamından zevk almazdı ve eğer tehdit ve cezası da olmasa idi, herkes ona tevekkül ederdi (amel etmezdi). |
﴾ 6 ﴿