11

 Onun önünden ve arkasından takip çileri vardır. Onu Allah'ın emrinden korurlar. Şüphesiz Allah, bir kavimdeki şeyi (nimeti) kendilerindeki şeyi (güzel hâli) değiştirinceye kadar değiştirmez. Allah bir topluma bir kötülük dilediği zaman, onu geri çevirme yoktur. Onların ondan başka bir yardımcısı da yoktur.

 (Onun vardır) gizli söyleyen yahut açık söyleyen yahut gizlenen yahut açığa çıkan için vardır (takipçiler) onu nöbetleşe takip eden melekler vardır. Muakkıbe'nin çoğuludur, akabehu'nûn mübalağası olan akkabe'den gelir ki, takip etmektir. Sanki birbirlerini takip ederler yahut onun sözlerini ve işlerini takip ederler; onları yazarlar yahut i'tekabe'den gelir ki, te kafa idgam edilmiştir, (muakkıbatün)deki te mübalağa içindir.

Ya da takip edenlerden cemâatler murat edilmiştir.

"Meâkîb” de okunmuştur ki, muakkıb'in yahut muakkıbe'nin çoğuludur, o zaman ye iki kaftan birinin bedeli olur.

"Önünden ve arkasından” her tarafından yahut geçmiş ve gelecek amellerinden "onu Allah'ın emrinden korurlar” mühlet vermekle günah işlediği zaman yahut ona istiğfar ederler yahut onu zararlardan korurlar yahut Allah'ın emrinden dolayı hâllerini denetlerler. Zaten böyle de okunmuştur.

"Men"in be manasına olduğu da söylenmiştir. Şöyle denilmiştir:

"Min emrillahi” muakkıbat'ın ikinci sıfatıdır.

Şöyle de denilmiştir: Devlet büyüğünün çevresindeki korumalar ve polislerdir, onu Allah'ın kazasından koruyacaklarını sanırlar.

"Allah bir kavimdeki şeyi değiştirmez” afiyet ve nimeti "nefislerindekini değiştirinceye kadar” kendilerindeki güzel hâlleri çirkin hâllerle değiştirinceye kadar. (Allah bir topluma kötülük istediği zaman, onu geri çevirme yoktur) onun için red yoktur.

"İza"nın amilini cevap göstermektedir.

"Onların ondan başka bir yardımcısı yoktur” işlerini görüp de kötülüğü ondan def edecek. Bunda Allah'ın murat ettiği şeyin mutlaka yerine geleceğine delil vardır.

11 ﴿