18

 Onları uyanıklar sanırsın, halbuki onlar uyuyorlar. Onları sağ yanlarına ve sol yanlarına çeviriyoruz. Köpekleri de kollarını eşiğe yaymıştır. Eğer onlara varsaydın mutlaka kaçarak onlardan arkam dönerdin ve için korku dolardı.

"Onları uyanıklar zannedersin” gözleri açık yahut (sağa sola) çok döndükleri için

"halbuki onlar uyuyorlar. Onları çeviriyoruz” uykularında

"sağ yanlarına ve sol yanlarına” uzun zaman yattıkları için toprağa temas eden kısımları çürümesin diye. Ye ile "yukallibuhum” da okunmuştur ki, zamir Allah'a râci olur. Mastar olarak "ve takullubehüm” de okunmuştur ki,

"tahsebuhum"un gösterdiği bir fiille mensûb olur yani ve tera takallübehüm demektir.

"Köpekleri” o da rastladıkları köpektir, arkalarına düştü; kovdularsa da Allahü teâlâ onu konuşturdu: Ben Allah dostlarını severim; siz uyuyun, ben sizi korurum, dedi.

Ya da rastladıkları bir çobanın köpeği idi, çoban onların arkasına düştü, o da çobanın.

"Ve kâlibuhmu” okuyanın kırâati da bunu destekler ki, köpeklerinin sâhibi demektir.

"Kollarını eşiğe yaymıştı” bu da geçmiş zamanın hikayesidir, bunun içindir ki, ism-i fâil amel etmiştir.

"Bilvasid” mağaranın girişine. Vasid'in kapı olduğu da söylenmiştir. Eşik diyenler de vardır.

"Onlara varsa idin” onlara baksa idin, vâv’ın zammı ile "levuttala'te aleyhim” de okunmuştur.

"Muhakkak kaçarak onlardan arkanı dönerdin” onlardan kaçardın.

"Firaren"in mastar olma ihtimali de vardır, çünkü o da bir nevi arka dönmektir, mef’ûlün leh ve hâl olma ihtimali de vardır.

"Ve için korku dolardı” ödün kopardı; çünkü Allah onlara bir heybet vermişti ya da cüsselerinin iriliğinden ve gözlerinin açıklığından. Yerlerinin korkunçluğundan da denilmiştir.

Rivâyete göre Muaviye radıyallahü anh Rumlarla savaş etti, o mağaraya rastladı: Bunlardan bize bir şey keşfolsa da onlara baksak, dedi! İbn Abbâs da ona: Bu senin için mümkün değildir; Allah onu senden daha hayırlısına bile vermedi ve:

"Onlara baksa idin arkanı döner kaçardın” buyurdu, dedi. Muaviye dinlemedi, birkaç adam gönderdi, onlar da içeri girince bir yel geldi, onları yaktı.

Hicazlı iki kurra mübalağa için şedde ile "lemülli'te” okumuşlardır. İbn Âmir, Kisâî ve Ya'kûb da ayn'ın zammı ile "ruuba” okumuşlardır.

18 ﴿