31İşte onlar için altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bileziklerle süslenir; ince dibadan ve kalın dibadan yeşil elbiseler giyerler. Orada tahtlara kurulmuş olarak. Ne güzel sevap ve ne güzel yaslanacak yer! Ya da birinci inne'nin haberi "ülâike lehüm cennâtün...” kavlidir, ikisinin arasındaki de itiraz cümlesidir. Birinciye göre (ülâike) mükâfatı beyan eden yeni söz başıdır ya da ikinci haberdir. "Yuhallevne fiha min esavire min zehebin” birinci min ibtida, ikincisi de esavir'in sıfatını açıklamak için beyaniyedir. Esavir'in nekire olması da güzelliğinin tarif edilemeyecek kadar büyük olmasındandır. O esvire'nin yahut sivarın çoğulu olan esvar’ın cemidir. "Yeşil elbiseler giyerler” çünkü yeşil, renklerin en güzeli ve en göz alıcısıdır. "Min sündüsin ve istebrakin” ince ve kalın diba'dan demektir. İki çeşidi de içine alması, orada nefislerin çekeceği ve gözlerin hoşlanacağı her şeyin olmasındandır. "Orada tahtlara kurulmuş olarak” tıpkı nimet içinde yüzen insanlar gibi. "Ne güzel sevaptır” cennet ve nimetleri "ve ne güzel yaslanacak yerdir” o koltuklar. |
﴾ 31 ﴿