44Orada hâkimiyet hak olan Allah'ındır. O, sevapça da hayırlıdır, sonuç bakımından da hayırlıdır. (Orada) bu makamda ve bu durumda "hakimiyet hak olan Allah'ındır” yardım tek ona mahsustur, başkasının gücü yetmez. Bu da "ona yardım edecek bir cemâati yoktu” kavlinin tesbitidir. Ya da kâfirlere karşı mü'min dostlarına yardım etmek ona aittir, nitekim mü'min kâfir misalinde mü'mine yardım etmişti. "O, sevapça da hayırlıdır, sonuç bakımından da hayırlıdır” kavli de bunu destekler. O dostları için böyledir. Hamze ile Kisâî kesr ile el-vilayetü okumuşlardır, manası da yetki ve mülk demektir. Yani orada güç onundur, mağlup edilmez, ona mani olunmaz ya da ondan başkasına ibâdet edilmez, demektir. Tıpkı: "Gemiye bindikleri zaman dinde samimi olarak Allah'a dua ederler” (Ankebut: 65) âyeti gibi. Bu da şuna dikkat çekme olur ki, "keşke şirk koşmaya idim” sözü dara düştüğü ve başına gelen beladan dolayı söylenmiştir. Hünalike işaretinin âhirete olduğu da söylenmiştir. Ebû Amr, Hamze ve Kisâî ref ile "elhakku” okumuşlardır ki, "elvelayetü"nün sıfatı olur. Te'kit eden mastar olmak üzere de nasb ile "elhakka” da okunmuştur. Âsım ile Hamze sükûn ile "ukben” okumuşlardır. "Ukba” da okunmuştur ki, hepsi akibet manasınadır. |
﴾ 44 ﴿