44

Varın da ona belki dinler veya korkar diye yumuşak dille söyleyin.

"Ona yumuşak söz söyleyin” Meselâ "arınmak ister misin? Seni Rabbine hidâyet edeyim mi” (Naziat: 19) gibi. Çünkü bu, arz ve istişare mahiyetinde bir davettir. Ahmaklık edip de size saldırmasın.

Ya da üzerinde büyütme hakkı vardır. (Fir’avun’un sarayında büyütülmüştü.)

Şöyle de denilmiştir: Mûsa ona künyesi ile hitap etmiştir. Onun üç künyesi vardı: Ebul Abbâs, Ebul velit ve Ebû Mürre.

Şöyle de denilmiştir: Ona arkasında ihtiyarlık olmayan gençlik ve ölüm dışında zeval bulmayacak mülk vaat et.

(Belki o öğüt alır yahut korkar) bu da izheba'ya ya da kûlâ'ya bağlıdır yani işe umut ve reca ile başlayın, belki sonuç verir de gayretiniz boşa gitmez. Çünkü umutlu çalışkandır, umutsuz ise tembeldir. Îman etmeyeceğini bildiği hâlde o ikisini göndermenin ve çabalarının faydası; onu delille susturmak, mazereti kesmek, bu arada geçecek olan mu'cizeleri göstermek, gerçekleri düşünmeye sevk etmek, dolayısıyla korkutmaktır. Onun içindir ki, birincisi öne alınmıştır yani doğruluğunuzu kabul etmez ve aklını başına almazsa da en azından düşünceye dalar da korkar demektir.

44 ﴿