50Dedi: Rabbimiz odur ki, her şeye yaratılışını verdi, sonra da yol gösterdi. "Mûsa dedi: Rabbimiz odur ki, her şeye verdi” her çeşit şeye "yaratılışını” onun için mümkün olan en mükemmelini verdi ya da mahlukata muhtaç oldukları ve yararlanacakları her şeyi verdi. Muzâfm ileyhin yahut şaz olarak muzaûn sıfatı olarak halakahu da okun muştur, o zaman ikinci mef'ûl mahzûf olur yani a'ta külle mahlukm mâ yuslihuhu demek olur. "Sonra da yol gösterdi” verdiği şeylerden nasıl yararlanacağını ve onunla hayatını nasıl sürdüreceğini ve kemale ere ceğini öğretti, bu da ya irâdesi iledir ya da doğal olaraktır. Bu da kısa olduğu ve derece derece bütün varlıkları içine aldığı için gayet veciz bir cevaptır ve şuna delâlet etmektedir ki, bizzat zengin ve güçlü olan, mutlak olarak nimet veren Allahü teâlâ'dır, ondan başka her şey zatın da, sıfatlarında ve fiillerinde ona muhtaçtır. Bunun içindir ki, kâfir lal oldu, kömür gibi kap kara kesüdi, lafı değiştirmek zorunda kaldı ve: |
﴾ 50 ﴿