5(Onlar şöyle dediler): "Hayır, bunlar karışık rüyalardır. Hayır, onu kendi uydurdu, Hayır o, bir şairdir. Öncekilere gönderildiği gibi bize de bir mu'cize getirsin!" "Şöyle dediler: Hayır, bunlar karışık rüyalardır. Hayır, onu ken di uydurdu. Hayır o, bir şairdir". Onların, "o sihirdir” sözünden "ka rışık rüyalardır” sözüne geçiştir, sonra da onu iftira etti, sözüne sonra da, o şairdir, sözüne geçiştir. Öyle görünüyor ki, birinci bel edâtı hika yenin tamamı ve başka birine başlama içindir ya da Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem ve ondan görünen âyetlerin hakkında karşılıklı konuşmalarından Kur'ân'ın durumuna geçiş içindir. İkinci ve üçün cüsü ise onların bâtıl, hayal mahsulü ve karıştırdığı şeylerden kendili ğinden uydurduğu şeylere geçiş içindir. Sonra da onun şiirsel söz olup dinleyicinin hayaline hitap ettiğine, onda gerçeklik payı olmadığına ve o gibi şeylere teşvik ettiğine geçiştir. Hepsinin Allah'tan olup da sözlerinin bozuk olduğunu göstermek için inmiş olması da câizdir. Çünkü onun şiir olması uydurma olmasından çok daha uzaktır. Zira o gerçeklerle ve hikmetlerle doludur. Onda şairlerin sözüne uyacak bir şey yoktur. Onun karışık rüyalar olmasından da çok uzaktır, çünkü içinde gerçeğe uygun birçok şeyler vardır. Uydurma ise öyle olmaz, düş de öyle olmaz. Bir de onlar Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'i kırk küsur yıldır denediler, ondan asla bir yalan işitmediler. O (karışık rüyalar) sihir olmaktan da çok uzaktır, zira o, ikisinin de harika olması itibarı ile ona benzer. "Öncekilere gönderildiği gibi bize de bir mu cize getirsin” Meselâ Mûsa'nın beyaz eli ve asa'sı, Îsa'nın gözsüzleri iyi edip ölüleri diriltmesi gibi. Teşbih şu açıdan doğrudur, çünkü peygamber göndermek mu'cize getirmeyi de içine alır. |
﴾ 5 ﴿