10Mûsa'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı; eğer iman edenlerden olması için kalbine bağ vurmasa idik neredeyse onu açıklayacaktı. "Mûsa'nın annesinin gönlü bomboş (fariğan) sabahladı” akıldan sıfırlanmıştı, çünkü çocuğunun Fir'avn'in eline düştüğünü duyunca korku ve şaşkınlıktan paniğe kapılmıştı. Nitekim Allahü teâlâ "gönülleri boştur” (İbrâhîm: 43) buyurmuştur ki, içinde akıl yoktur demektir. Firğan okunuşu da bunu destekler ki, dimauhum beynehüm firğun deyiminden gelir, kanları boşa gitti demektir. Ya da üzüntüden bomboş oldu, çünkü Allah'ın vaadine güveniyordu ya da Fir'avn'in onu sevdiğini ve onu evlât edindiğini duymuştu. "Neredeyse onu açıklayacaktı” aşırı sıkıntısından yahut evlât edinilmesine sevincinden "kalbine bağ vurmasa idik” sabır ve sebatla " iman edenlerden olması için” Allah'ın vaadini tasdik edenlerden ya da onun hıfzına güvenenlerden olması için, yoksa Fir'avn'in evlât edinmesine ve şefkatine değil. Hemze ile Mu'sa da okunmuştur, bu da vâv’ın yanındaki harfin zammesinin vâv’ın zammesi kabul ederek hemzeye çevirmek içindir, nitekim vücuh'un vavı da hemzeye çevrilmiş ve ücuh denilmiştir. Bu (iman edenlerden olması için kaydı) kalbinin bağlanmasının (kuvvetlendirilmesinin) illetidir. Levla'mn cevabı da mahzûftur, mâ-kabli (in kâdet letübdi bihi) kavli de ona delâlet etmektedir. |
﴾ 10 ﴿