22Siz ne yeryüzünde ne de gökte (bizi) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. "Allah dilediğine azâp eder” azâp etmek istediğine "dilediğine de merhamet eder” merhamet etmek istediğine. "Yalnız ona döndürüleceksiniz” çevrileceksiniz. "Siz bizi aciz bırakacak değilsiniz” Rabbinizi size yetişmekten "ne yeryüzünde ne de gökte” kazasından kaçmakla, yerde gizlenmek yahut çukurlarda saklanmakla ve gökte barınmakla ya da göklere yükselen kalelere çekilmekle. Vela men fissemai (gökte olan da onu aciz bırakamaz da) denilmiştir. Şâir Hassan bin Sâbit'in şu beyitinde olduğu gibi: İçinizden Resûlüllah'ı yerenle Onu övüp ve ona yardım eden bir midir? "Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur” sizi yerden çıkacak veyahut gökten inecek beladan koruyacak ve onu sizden uzaklaştıracak. |
﴾ 22 ﴿