27

Eğer yerdeki ağaçlar kalem olsa, deniz de, arkasından yedi deniz, ona yardım etse (hepsi mürekkep olsa) Allah'ın sözleri bitmez. Şüphesiz Allah, mutlak gâlib, hikmet sâhibidir.

"Eğer yerdeki ağaçlar kalem olsa” ağaçların kalem olma durumu olsa demektir. Şecere'nin tekil olması tek tek ağaçların söz konusu olmasındandır.

"Deniz de mürekkep olsa da yedi deniz de ona katılsa” okyanus mürekkep olsa, ona yedi derya daha katılsa demektir. Yemüddü manayı verdiği için ayrıca medad (mürekkep) lâfzı zikredilmemiştir. Çünkü bu madde meddet devate ve emeddeha deyiminden gelir ki, hokkaya mürekkep koymaktır. Bahr'ın Merfû' olması enne ve isminin üzerine atfedilmesindendir, yemüddühu da hâl’dir, ya da bahr mübteda olarak merfû’dur. O zaman kelâm söz başı olur ya da vâv hâliye olur. Basralı iki kurra ise bahr'i inne'nin ismine atfetmekle ya da yemüdduhu'nûn tefsir ettiği bir fiil gizlemekle mensûb okumuşlardır. Ya ve te ile temüddühu ve yümidduhu da okunmuştur.

"Allah'ın sözleri bitmez” onları bu kalemler ve bu mürekkeple yazmakla. Kelimat'ta cemi kıllet vezninin tercih edilmesi, bunun az kelimesini yazmaya yetmeyeceğini ifade etmek içindir, kaldı ki, hepsini.

"Şüphesiz Allah, mutlak gâlibtir” onu hiçbir şey durduramaz,

"hikmet sâhibidir” hiçbir şey ilminin ve hikmetinin dışında kalamaz. Âyet Yahûdîlere cevaptır, Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'e sordular yahut Kureyş heyetinin "size ancak az ilim verilmiştir” (İsra: 85) ayetini ondan sormasını istediler. Hâlbuki Tevrat indirilmiş ve içinde de her şeyin ilmi vardı.

27 ﴿