48

Kâfirlere ve münâfıklara itâat etme. Eziyetlerini bırak (aldırış etme) ve Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

"Kâfirlere ve münâfıklara itâat etme” bu da onu onlara muhalefete teşvik etmektedir.

"Eziyetlerini bırak” sana eziyetlerine aldırma, onunla ilgilenme ya da küfürlerine ceza olarak onlara eziyet etmeyi bırak demektir. Bunun içindir ki, bunun mensûh olduğu söylenmiştir.

"Allah'a tevekkül et” çünkü onlara karşı sana yeter.

"Vekil olarak Allah yeter” bütün hâllerinin vekili olarak. Belki de kusurdan uzan yüce Allah onu beş sıfatla niteleyince, her birine münasip bir hitapla karşılık vermiştir: Şahidin karşılığını zikretmemiştir, o da hâllerini denetlemektir, çünkü arkadan gelen onun açıklaması gibidir. Müjdeciye mü'minferi müjdelemekle, uyarıcıyı da kâfirleri denetlemekten men etmek ve eziyetlerine aldırış etmemekle, Allah'a davetçiyi de işini kolaylaştırmak ve ona tevekkül etmekle, nûr saçan kandili de onunla yetinmekle karşılık vermiştir. Çünkü Allah'ın bütün halkına karşı delil olarak nurlandırdığı kimse başkalarını bırakıp onunla yetinilmeye layıktır.

48 ﴿