<3 align="justify" style="text-indent: 33pt; line-height: 19pt; margin: 7pt" dir="ltr"> 24

Şüphesiz biz seni hak ile bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. İçinde uyarıcı geçmeyen hiçbir ümmet yoktur.

"Sen ancak bir uyarıcısın” senin uyarmaktan başka yapacağın bir şey yoktur. Duyurmak sana düşmez, kalpleri mühürlenenler için elinden bir çare gelmez.

"Şüphesiz biz seni hak ile gönderdik” bizler ya da sen haklı olarak yahut hak ile ilintili olarak gönderdik. Bilhakkı'nın "beşiren ve neziren"e bağlı olması da câizdir yani hak vaat ile müjdeleyici ve hak tehdit ile uyarıcı olarak demektir.

"Hiçbir ümmet yoktur” bir çağda yaşayanlar yoktur "mutlaka içlerinde bir uyarıcı vardır” Allah'tan uyaran bir peygamber yahut bir âlim. Uyarıcı ile yetinmesi, onun müjdeye yakın olduğu bilinmesindendir, hele daha önce zikredilmişse.

Ya da peygamber göndermenin en önemli gayesi uyarmak olduğu içindir.

24 ﴿