32

Sonra kitaba seçtiğimiz kullarımızdan bazılarını mirasçı kıldık. İçlerinden kimi nefsine zulmedici, içlerinden kimi orta yolda, içlerinden kimi de Allah'ın izni ile hayırlarda öncüdür. İşte bu, büyük lütuftur.

"Sonra kitaba mirasçı kıldık” senden miras kalmasına hükmettik ya da onu miras kılacağız demektir. Bunu mâzi kalıbı ile vermesi gerçek olduğu içindir ya da onu geçmiş ümmetlerden miras kıldık demektir. Sümme ile atıf, innellezine yetlune paragrafının üzerinedir. Vellezi evhayna cümlesi de itiraziyedir, nasıl miras kılındığını anlatmak içindir.

"Seçtiğimiz kullarımızdan bazılarını mirasçı kıldık” bundan ashap ve tabiinden ümmetin ulemasını kast etmektedir ya da tüm ümmeti kast etmektedir; çünkü Allah onları diğer ümmetlerden seçmiştir.

"İçlerinden kimi nefsine zulmedici” onunla amelde kusurundan dolayı.

"İçlerinden kimi orta yolda” çoğu zaman onunla amel eder.

"İçlerinden kimi de Allah'ın izni ile hayırlarda öndedir” amele eğitim ve irşadı eklemekle.

Şöyle de denilmiştir: Zâlim cahildir, orta yolda olan öğrenendir, öncü de alimdir.

Şöyle de denilmiştir: Zâlim suç işleyendir, orta yolda olan iyi ile kötüyü karıştırandır. Öncü de iyilikleri kötülüklerine ağır basandır. Öyle ki, kötülükleri bağışlanmış olur. Bu da aleyhisselâm Efendimizin:

"Öncüler cennete hesapsız girenlerdir. Orta yoldakiler kolay hesap görenlerdir. Nefislerine zulmedenler de mahşer yerinde hapsedilenlerdir. Sonra Allah onları rahmeti ile karşılar” sözünün manasıdır.

Şöyle de denilmiştir: Zâlim kâfirdir, bu da zamir'in kullara gitmesine göredir. Bunun başa alınması zâlimlerin çok olmasındandır, bir de zulüm cahillik manasınadır, nefsin arzularına meyletmek de yaratılış icabıdır. Ortada bulunma ile önce geçme de arizi şeylerdir.

"İşte bu, büyük lütuftur” bu da miras bırakmaya ya da seçmeye yahut önce geçmeye işarettir.

32 ﴿