37

Onlar orada feryat ederler:

"Rabbimiz, bizi çıkar da yaptığımızdan başka iyi şey yapalımderler. Size düşünenin iyice düşüneceği kadar ömür vermedik mi? Size uyarıcı gelmedi mi? Tadın azâbı. Zâlimler için hiçbir yardımcı yoktur.

 (Orada feryat ederler) bu da yefteilune veznindedir, surah kökünden gelir ki, seslenmektir. Sonra yüksek sesle yapıldığı için feryat manasında kullanılmıştır.

"Rabbimiz, bizi çıkar da yaptığımızdan başka iyi şey yapalım (derler)". Burada kavl maddesi gizlidir, iyi ameli böyle nitelemeleri yaptıkları iyi olmayan şeye üzülmelerindendir ve onu itiraf etmek içindir. Ve şunu da bildirmektedir ki, çıkmak istemeleri onu telâfi etmek içindir ve onlar eskiden yaptıklarını iyi zannediyorlardı. Şimdi ise öyle olmadığı meydana çıkmıştır.

"Size düşünenin iyice düşüneceği kadar ömür vermedik mi?” bu da Allah'tan cevaptır ve onlar için azarlamadır.

"Düşüneceği kadar” ifadesi her mükellefin düşünüp taşınacak kadar sürdüğü ömrü içine alır. Bunun yirmi ile altmış yaş arası olduğu söylenmiştir. Aleyhis-salâtü ves-selâm Efendimiz: Allahü teâlâ’nın kişiyi mazur gördüğü yaş altmış yıldır, buyurmuştur. (Ve câekümün nezir) kavli "evelem nüammırküm” kavlinin manasına atfedilmiştir, çünkü bu, onaylatmadır ve sanki: Ammernaküm ve câekümmün nezir, buyurmuştur (böylece haber habere atfedilmiş olur). O nezir yani uyarıcı da Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'dir yahut kitaptır. Akıl yahut ak saç veyahut yakınların ölümüdür de denilmiştir.

"Tadın azâbı, zâlimler için hiçbir yardımcı yoktur” azâbı onlardan uzaklaştıracak yardımcı.

37 ﴿