69

Biz ona şiir öğretmedik; ona yaraşmaz da. O, ancak bir zikir ve apaçık bir Kur'ân'dır.

"Biz ona şiir öğretmedik” bu da "Muhammed şairdir” sözlerine reddir, yani Kur'ân'ı öğretmekle ona şiir öğretmedik; çünkü ona ne lâfzan ne de manen benzememektedir. Zira kafiyeli ve vezinli değildir. Onun manası şairlerin teşvik edici ve nefret ettirici hayalleri gibi değildir.

"Ona yaraşmaz da” onun için doğru olmaz ve istese de yapamaz. Bildiğiniz gibi o kırk yıla yakın bir zamandır aranızdadır, onu denemişsinizdir. Aleyhis-salâtü ves-selâm Efendimiz'in:

Enen nebiyyü lakezib enebnü abdilmuttalib

(Ben yalan değil, Peygamberim; ben, Abdülmuttalib'in torunuyum)

sözü ile

Hel enti illâ ısbaun dümiyti

Ve sebilillahi lakıyti

(Sen sadece kanayan bir parmaksın),

(Bu da başına Allah yolunda gelmiştir) gibi söylediği şeyler tesadüfen vaki olmuştur, zorlanarak ve şiir kasdı ile söylenmemiştir. Bu gibi şeyler düz yazılarda çok olur. Öyle ki, İmâm Hâlil, yarım beyitlik recezi şiir saymamıştır. Bu doğrudur, öyle ki, Efendimiz'in birinci beyitte iki be'yi harekelediği ve birinci te'yi uzatmaksızm meksûr kıldığı ve ikinciyi de sâkin okuduğu rivâyet edilmiştir (o hâliyle şiirlikten çıkar). (Allemnahu'daki) zamirin Kur'ân'a gittiği de söylenmiştir, yani Kur'ân için şiir olmak doğru değildir demektir.

"O, ancak apaçık bir zikirdir” Allahü teâlâ'dan öğüt ve irşattır "ve apaçık bir Kur'ân'dır” mabetlerde okunan semâvî bir kitaptır. Beşer sözü olmadığı açıktır; çünkü mucizdir.

69 ﴿