112Onu iyilerden bir peygamber olarak İshakla müjdeledik. "Gerçekten o, mü'min kullanmızdandır. Onu iyilerden bir peygamber olarak İshakla müjdeledik". Makdıyyen nübüvvetühu ve mukadderen kevnuhu mines salihiyne (peygamberliğine hüküm verilmiş, iyilerden olması takdir edilmiş bir peygamber olarak) demektir. Zaten bu itibarladır ki, ikisi de hâl olmuştur. Müjdesi verilen şeyin müjde ânında mevcut olmasına ihtiyaç yoktur. Çünkü zilhâlin mevcut olması şart değildir; şart olan, hâl ile kast edileni itibara almak için fiilin aynı anda ona taalluk etmesidir. Onun için o ikisinde amel edecek bir muzâfm takdirine ihtiyaç yoktur, Meselâ ve beşşernahu bivücudi ishaka gibi yani İshak'ın iyilerden bir peygamber olarak o anda var olması gibi. Bununla beraber (cennete ebedî kalıcılar olarak girin) (Zümer: 72) ayetine benzemez. Çünkü cennete girenler giriş ânında ebedî kalacaklarını takdir ediyorlardır. İshak ise meydana gelirken peygamber ve iyilerden olacağını takdir etmiyordu. Kim boğazlananı İshak ile tefsir ederse, müjdesinden kast edilenin peygamberlik olduğunu söyler. Peygamberlikten sonra iyiliğin zikredilmesi onun şânını büyütmek içindir ve bunda şuna da îma vardır ki, asıl maksat odur (iyiliktir), çünkü o, genel olarak bilfiil kemale ermek ve erdirmek manasını içerir. |
﴾ 112 ﴿