132Şüphesiz o, mü'min kullarımızdandır. "Onu yalanladılar; şüphesiz onlar elbette hazır edilmişlerdir” azaba. Hazırı mutlak zikretmesi, karine ile yetinildiği içindir ya da kayıtsız hazır etmek örfe göre kötü şeye mahsustur. (Ancak Allah'ın ihlâslı kulları hariç) bu da (kezzebuhu'daki) vâv'dan müstesnadır; muhdarun'dan değildir, çünkü mana bozulur. "Sonrakiler arasında ona (iyi bir ad) bıraktık. İlyaslara selâm olsun". Burada geçen İlyasiyn, İlyas'ta ayrı bir lügattir, Seyna ve Siyniyn gibi. İlyas’ın çoğulu olduğu da söylenmiştir. Ondan maksat da kendisi ve mü'minleridir, Meselâ Mühellebiyn (Mühellebler) gibi. Ancak şuna itiraz edilir ki, Âlem (özel isim) çoğul yapıldığı zaman lâm ile mâ'rife olması vâciptir. Ya da ye'nin hazfi ile ona mensup olanların çoğuludur, Meselâ a'cemiyn gibi ki, bu da azdır ve karışıklığa sebep olur. Nâfi', İbn Âmir ve Ya'kûb âl'i,Yasin'e izafetle (âl-i Yasin) okumuşlardır. Çünkü bu kelime Mushaf'ta ayrı yazılmıştır. O zaman Yasin, İlyas’ın babası olur. Muhammed aleyhis-salâtü ves-selâm yahut Kur'ân veyahut Allah'ın diğer kitaplarına da denilmiştir ki, hiçbiri diğer kıssaların nazmına uygun değildir, "Şüphesiz biz, iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız. Şüphesiz o, mü'min kullarımızdandır” kavline de uygun değildir. Çünkü innehu zamiri İlyas'a râcidir. |
﴾ 132 ﴿