20Onun mülkünü sağlamlaştırdık ve ona hikmeti ve sözün ayrımını verdik. "Onun mülkünü sağlamlaştırdık” heybet, zafer ve asker çokluğu ile takviye ettik. Mübalağa için şedde ile (şeddedna) da okunmuştur. Şöyle denilmiştir: Bir adam bir adamda ineği olduğunu iddia etti, bunu da açıklayamadı. Dâvûd'a davalıyı öldür, bunu da ona bildir, diye vahyedildi. O da bildirdi, adam da: Şüphesiz ben onun babasını öldürdüm ve ineğini aldım, dedi. Bunun üzerine heybeti daha da arttı. "Ona hikmet verdik” peygamberlik, mükemmel ilim ve sağlam iş "ve sözün ayrımını verdik". Faslel hitab hakkı bâtıldan ayırmakla davaları karara bağlamak demektir ya da özlü konuşmadır ki, duracak yerde durmak, durmayacak yerde durmamak, atıflar yapmak, yeni söz başları kurmak, zamir, zâhir, hazf, tekrar vb. gibi şeylerle maksadı karşıya gayet açık şekilde anlatan veciz sözdür. Emma ba'd'e faslel hitap denilmesi, maksadı hamdele ve salveleden ayırdığı içindir. Orta halli konuşmadır da denilmiştir ki, ne meramı ifade etmeyecek kadar kısa ne de usandıracak kadar uzun olmayan demektir. Nitekim Efendimiz aleyhis-salâtü ves-selâm’ın konuşması da: Ne çok kısa ne de bıktıracak kadar uzun idi denilerek böyle nitelenmiştir. |
﴾ 20 ﴿