22Hani, Dâvûd'un karşısına çıkmışlardı da onlardan korkmuştu. "Korkma, biz birbirine saldıran iki hasımız; aramızda hüküm ver, aşırı gitme ve bizi yolun doğrusuna ilet” dediler. "Onlardan korkmuştu” ziyaretçinin yasak ve korumaların da kapıda olmalarına rağmen yanına girmişlerdi. Çünkü Davut aleyhisselâm zamanını bölümlere ayırmıştı: Bir gün ibâdet ederdi, bir gün davalara bakardı, bir gün vaaz verir, bir gün de yakınları ile meşgul olurdu. Melekler boş olduğu bir gün sûra tırmanarak yanına girdiler: "Korkma, biz iki hasımız, dediler” biz iki bölük davacıyız demektir, hasmın yanındakileri de hasım saymışlardır. "Birbirimize haksızlık ettik” bu da melek oldukları takdirde - ki, meşhur görüş budur - faraza demek istiyor ve ona îma ediyorlar. "Aramızda hüküm ver, aşırı gitme” haksız karar verme. "Teştut” da okunmuştur ki, haktan uzaklaşma demektir, tüşattıt ve tüşatıt da okunmuştur ki, hepsi şatat'tan, haddi aşmaktan gelir. "Bizi yolun doğrusuna ilet” ortasına ki, âdil olana demektir. |
﴾ 22 ﴿