59

(Ona Allah tarafından): "Hayır, gerçekten sana âyetlerim geldi; sen de onları yalanladın, büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun!” (denilir).

"Hayır, gerçekten sana âyetlerim geldi; sen de onları yalanladın, büyüklük tasladın ve kâfirlerden oldun". Bu da "eğer Allah bana hidâyet etseydi” sözündeki olumsuzluk manasını reddir. Araya fasıla girmesi şunun içindir; çünkü başa alınsa idi birbirine yakın maddeler ayrılırdı, o sayılan şeylerin geriye bırakılması da varlık âlemine uyan nazma zarar verir. Çünkü o; kusur etmek, sonra hidâyeti kaybetmekle oyalanmak, sonra da dünyaya dönmeyi temenni etmekle pişmanlık duymuştur. Bunlar (zikredilen bu üç âyet) Allah'ın kulların fiilindeki tesirine mani değildir, kesb yolu ile kula isnadına da mani değildir, nitekim bunu bilmektesin (çünkü Kur'ân-ı Kerîm'de çok geçmektedir). (Caetke şeklinde) hitabın müzekker olması manaya göredir (şahs lâfzı nazara alınmıştır). Nefs kelimesinden dolayı müennes olarak da okunmuştur (caetki).

59 ﴿