14Onlar ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki ihtirastan dolayı ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden belli bir süreye kadar bir söz geçmiş olmasaydı, elbette aralarında hüküm verilirdi. Gerçekten onlardan sonra kitaba mirasçı kılınanlar elbette ondan kuşku verici bir şüphe içindeler. "Onlar ayrılmadılar” yani geçmiş milletler, ehl-i kitap da denilmiştir, çünkü "kendilerine kitap verilenler ayrıldılar” (Beyyine: 4) denilmiştir. "Ancak kendilerine ilim geldikten sonra ayrıldılar” tefrikanın tehdide sebep sapıklık olduğu ilim ya da Peygamberlerin ilmi - onlara salât ve selâm olsun- ya da ilim sebepleri olan peygamberler, kitaplar ve diğerleri demektir, bu ilimlere iltifat etmediler. "Aralarındaki ihtirastan dolayı” düşmanlıktan yahut dünyayı istemekten dolayı. "Eğer Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı” mühlet verileceğine dâir "belli bir süreye kadar” o da kıyâmet günüdür ya da takdir edilen ömürlerinin sonudur "elbette aralarında hüküm verilirdi” köklerinin kazılmasına, bunu irtikâp ettikleri için, çünkü suçları çok büyüktür. "Gerçekten onlardan sonra kitaba mirasçı kılınanlar” Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem zamanındaki ehl-i kitabı kast ediyor ya da ehl-i kitaptan sonra Kur'ân'a mirasçı kılman müşrikleri kast ediyor. Vürisu yahut vürrisu da okunmuştur. "Elbette ondan bir şüphe içindedirler” gereği gibi bilmedikleri kitaplarından yahut hakkı ile îman etmedikleri kitaplarından ya da Kur'ân'dan "kuşku verici bir şüphe içindedirler” endişe verici yahut şüpheye düşürücü demektir. |
﴾ 14 ﴿