50

Yahut onları erkekler ve dişiler olarak çift yapar ve dilediğini de kısır kılar. Şüphesiz o, hakkıyla bilen, her şeye gücü yetendir.

Yahut onları erkekler ve dişiler olarak çift yapar ve dilediğini de kısır kılar". Bu da yahlüku lâfzından bedel-i ba'zdır.

Mana da şöyledir: Evlât konusunda kullarının hâllerini dilemesinin gereği farklı kılar; bazısına erkek veya dişiden bir tek sınıf verir ya da iki sınıfı birlikte verir, başkalarını da kısır kılar. Belki de dişilerin öne alınması nesli çoğaltmak için çok olmalarındandır ya da olan şeyin Allah'ın dilemesine bağlı olup insanın dilemesine bağlı olmadığım göstermek içindir. Dişiler de öyledir (Allah'ın dilemesi iledir, onların dilemesine göre değildir).

Ya da sözün belâ hakkında olmasındandır, çünkü Araplar kızları belâ sayarlar ya da kız babalarının gönüllerini hoş etmek içindir yahut âyet sonlarının tutması içindir, bu sebepledir ki, ez-zükur diye mâ'rife yapmıştır.

Ya da zükurun sonraya bırakılmasından kaynaklanacak şeyi telâfi etmek için mâ'rife kılmıştı.

Üçüncüde (ev yüzevvicühüm) atıf edatının değiştirilmesi onun iki kısım arasındaki (birinci kısım yalnız erkek, ikinci sınıf yalnız dişi olmasıdır) ortak olanın karşılığı olmasındandır.

Dördüncüde buna ihtiyaç duyulmamıştır, çünkü onun, geçen kısımlar arasında ortak olanın karşılığı olduğu açıktır (iki kısım arasında ortak olanın karşılığı değildir).

"Şüphesiz o, hakkıyla bilen, her şeye gücü yetendir” yaptığını hikmet ve irâdesine göre yapar.

50 ﴿