52

Bunun gibi sana emrimizden bir rûh vahyettik. Sen kitap nedir ne de îman nedir bilmezdin. Ancak onu bir nûr kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidâyet ederiz. Şüphesiz sen, elbette doğru bir yola götürürsün.

"Bunun gibi sana da emrimizden bir rûh vahyettik” ona vahyedilen şeyi kast ediyor, ona rûh demesi kalplere hayat vermesindendir. CĞbrail olduğu da söylenmiştir. Mana da onu sana vahiy ile gönderdik demektir.

"Sen kitap nedir îman nedir bilmezdin” yani vahiyden önce. Bu da onun peygamberlikten önce bir şerîatla sorumlu olmadığının delilidir.

Şöyle de denilmiştir: Murat edilen ancak vahiy yolu ile olan şeye îman etmektir.

"Ancak onu kıldık” yani rûhu yahut kitabı veyahut îmanı "bir nûr, onunla kullarımızdan dilediğimize hidâyet ederiz” kabule ve ona bakmaya muvaffak kılmakla.

"Şüphesiz sen doğru bir yola götürürsün” o da İslâm'dır. Letühda da okunmuştur ki, Allah seni elbette hidâyet eder demektir.

52 ﴿