21Âd'in kardeşini (Hûd'u) da hatırla, hani, Ahkâf'ta kavmini uyarmıştı. Onun önünden ve arkasından uyarıcılar gerçekten geçmişti. "Allah'tan başkasına ibâdet etmeyin. Gerçekten ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum” diye uyarmıştı. "Âd'in kardeşini de an” yani Hûd'u, "hani, Ahkâf'ta kavmini uyarmıştı” Ahkâf, hıkf'in çoğuludur, yüksek uzunca kum yığınıdır, ihkavkafeş şey'ü deyiminden gelir ki, eğrilmektir. Onlar Yemen'in Şihr bölgesinde denize nazır kumlar arasında otururlardı. "Onun önünden ve arkasından uyarıcılar gerçekten geçmişti” Hûd'dan önce ve sonra elçiler geçmişti. Cümle hâl’dir ya da itirazdır. (Allah'tan başkasına ibâdet etmeyin diye uyarmıştı) ey latabudu demektir ki, en müfessire, ya da bien lâ tabudu demektir ki, mastariye olur. Müfessire olması şundandır, çünkü bir şeyden men etmek, onun vereceği zarardan da uyarmaktır. "Gerçekten ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum” şirkiniz sebebiyle. |
﴾ 21 ﴿