<3 align="justify" style="text-indent: 33pt; line-height: 19pt; margin: 7pt" dir="ltr"> 25

Her şeyi Rabbinin emri ile helâk eder. Derken sabahleyin yurtlan dışında hiçbir şey görünmüyordu. İşte biz suçlular toplumunu böyle cezalandırırız.

"Her şeyi” canlarından ve mallarından ne varsa "Rabbinin emri ile” çünkü nerede hareket eden bir şey veya duran bir şey varsa, mutlaka onun dilemesi iledir. Emir, Rabb ve rabbin rüzgâra izafesinde birçok faydalar vardır, bunlar da defalarca geçmiştir. Yedmürü külle şey'in de okunmuştur ki, demere demaren'den gelir, o da helâk olmaktır. Bu durumda aid zamiri hazf edilmiş olur ya da rabbiha'daki zamirdir. Cümlenin mümkün olan her şeyin hükme bağlı, öne alınmaz ve geriye bırakılmaz kesin bir vakti olduğunu bildirmek için yeni söz başı olması da câizdir. O zaman he zamiri küllü şeye gider, çünkü o eşya manasınadır.

"Derken sabahleyin yurtları dışında hiçbir şey görülmedi” yani onlara rüzgâr geldi, onları kırıp geçirdi; sabahleyin öyle oldular ki, eğer orada hazır olsa idin yurtlarından başka bir şey görmezdin. Âsım, Hamze ve Kisâî Mazmûm ye (layüra) ve Merfû' mesakin ile (illâ mesakinühüm) okumuşlardır.

"İşte biz, suçlular toplumunu böyle cezalandırırız".

Rivâyete göre Hûd aleyhisselâm fırtınayı hissedince mü'minleri etrafı kapalı bir yere götürdü; fırüna geldi, kum tepelerini kâfirlerin üzerine yıktı. Yedi gece sekiz gündüz altında kaldılar. Sonra rüzgâr onları açtı ve savurarak denize fırlattı.

25 ﴿