35

Azim sâhibi peygamberler sabrettiği gibi sen de sabret. Onlar için acele etme. Sanki onlar tehdit edildikleri şeyi gördükleri gün (dünyada) gündüzden ancak bir saat kalmış gibi olurlar. Bu bir tebliğdir. Fâsıklar kavminden başkası mı helâk edilir?

"Azim sâhibi peygamberler sabrettiği gibi sen de sabret” sebat sâhibi ve ciddi peygamberler; çünkü sen de onlardansın. Min edâtı beyaniyedir, bazı manasına olduğu da söylenmiştir. Azim sâhibi peygamberler; şerîat getirenlerdir ki, onu tesis etmek için çok çalıştılar; zorluklarına ve dil uzatanların düşmanlıklarına tahammül ettiler. Meşhurları: Nûh, İbrâhîm, Mûsa ve Îsa'dır, Allah onlara salât ve selâm etsin. Allah'ın verdiği belaya sabredenler de denilmiştir, Meselâ Nûh gibi ki, kavminin eziyetine sabretti. Onu döverlerdi, Öyle ki, baygın düşerdi. İbrâhîm gibi ki, ateşe, çocuğunu boğazlamaya sabretti; boğazlanan da boğazlanmaya sabretti. Ya'kûb da evladını ve gözünü kaybetmeye sabretti; Yûsuf da kuyuya ve zindana atılmaya sabretti. Eyyub da sıkıntılara sabretti. Mûsa'ya da kavmi: Fir'avn'in ordusu bize yetişecek, dedikleri zaman: Hayır, Rabbim benimledir; bana doğru yolu gösterecektir, dedi. Dâvûd da hatasına kırk yıl ağladı. Îsa da kerpiç üstüne kerpiç koymadı (ev yapmadı). "Onlar için acele etme” Kureyş kâfirlerinin azâbı için, çünkü vakti gelince mutlaka gerçekleşecektir.

"Sanki onlar tehdit edildikleri şeyi gördükleri gün dünyada gündüzden ancak bir saat kalmış gibi olurlar” onun korkunçluğundan dünyada kaldıkları süre onlara kısa gelir, öyle ki, onu bir saat sanırlar.

"Belağ” size verilen öğüt yahut bu sûre yeterlidir ya da Resûl aleyhis-salâtü ves-selâmdan bir tebliğdir. Belliğ (tebliğ et) okunuşu da bunu destekler.

Şöyle de denilmiştir: Belağ mübteda’dır, haberi de "lehüm” kavlidir, ikisinin arasındaki de itiraz cümlesidir yani onlar için bir vakit vardır ki, ona yetişeceklerdir. Yetişip de ondaki şeyleri görünce ömür müddetlerini kısa görürler. Nasb ile belağan da okunmuştur ki, belliğu belağan (eksiksiz tebliğ edin) demek olur.

"Fâsıklar kavminden başkası mı helâk edilir?” öğüt almayan ve itaattan çıkanlardan başkası mı helâk edilir? Lâm’ın fethi ve kesri ile de okunmuştur ki, heleke ve helike baplarından gelir. Nûn ve kavmin de nasbi ile (fehel nefüikü illel kavmel fasikıyn) şeklinde de okunmuştur.

Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Kim Ahkâf sûresini okursa, onun için dünyadaki kumlar sayısınca onar sevap verilir.

35 ﴿