5

 Eğer onlar senin onlara çıkmana kadar sabretselerdi, elbette onlar için daha hayırlı olurdu. Allah çok bağışlayan, çok merhametlidir.

"Eğer onlar senin onlara çıkmana kadar sabretselerdi” yani sabır ve bekleyişleri senin onlara çıkmana kadar sürseydi demektir. Çünkü enne edâtı her ne kadar mamulleriyle birlikte mastara delâlet ederse de özü itibarı ile de sebata delâlet eder. Bunun içindir ki, fiili gizlemek vâcip olmuştur. Hattâ edâtı da sabrın çıkmanın sonu olduğunu göstermek içindir. Çünkü hattâ yapısı itibarı ile bir şeyin sonunu gösterir, bunun içindir ki: Ekeltüs semekete hatta resiha (balığı başına kadar yedim) denilir. Hattâ nısfına (yarısına kadar yedim) denilmez. İlâ edâtı ise öyle değildir, çünkü o geneldir. İleyhim câr ve mecrûru da şunu akla getirmektedir ki, eğer o, onlar için çıkmasa idi, o konuşmaya başlayıncaya kadar sabretmeleri gerekirdi.

"Elbette onlar için daha hayırlı olurdu” sabır onlar için acele etmekten daha hayırlı olurdu, çünkü onda edep korunmuş ve Resûl'e saygı gösterilmiş olurdu. Bu ikisi de övgüyü ve matlubun yerine getirilmesine mûciptir. Çünkü rivâyet edildiğine göre onlar Anber oğullarının esirlerinin bırakılmasına aracılık etmek için gelmişlerdi; o da yarısını bıraktı, yarısının da fidyesini aldı.

"Allah çok bağışlayan, çok merhametlidir” çünkü bu edepsizlere ve Resûl aleyhis-salâtü ves-selâm'a hürmet etmeyenlere karşı nasihat ve azarlama ile yetinmiştir.

5 ﴿