11Ey îman edenler, bir topluluk bir toplulukla alay etmesin, kendilerinden daha hayırlı olmaları umulur. Kadınlar da kadınlarla alay etmesinler; kendilerinden daha hayırlı olmaları umulur. Kendinizi kötülemeyin ve lâkaplarla çağırmayın. Îmandan sonra fasıklık ne kötü addır. Kim tevbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir. "Ey îman edenler, bir topluluk bir toplulukla alay etmesin, kendilerinden daha hayırlı olmaları umulur. Kadınlar da kadınlarla alay etmesinler; kendilerinden daha hayırlı olmaları umulur". Yani bazı mü'minler bazılarıyla alay etmesinler, çünkü alay edilen Allah katında alay edenden daha hayırlı olabilir. kavm lâfzı erkeklere özgüdür, çünkü ya mastardır, sıfat olmuş ve cemide yaygınlaşmıştır ya da kaim'in çoğuludur, zair ve zevr gibi. İşleri görmek (onlarla kaim olmak) erkeklerin görevidir, nitekim Allahü teâlâ. "Erkekler kadınların kaimleridir” (Nisa: 34) buyurmuştur ki, işlerini görürler demektir. Âd ve Fir'avn kavmi gibi kabile manasında tefsir edildiği zaman (yine erkekler içindir) o zaman ya erkekler çok kabul edilmiş ya da erkekleri zikretmekle yetinilmiştir. Çünkü kadınlar onlara tabidir. Kavm diyerek çoğul ifadesinin tercih edilmesi alay etmenin çoğunlukla topluluklarda olmasındandır. Asâ fiili de ismi ile beraber yeni söz başıdır, yasağın gerekçesidir, onun haberi (hükmün bağlandığı lâfız) yoktur, çünkü isim ona gerek bırakmamıştır. Asev en yekunu ve aseyne en yekünne de okunmuştur. Buna göre haberi olur (asâ haluhum en yekunu). "Kendinizi kötülemeyin” yani birbirinizi gıybet etmeyin demektir; çünkü mü'minler tek bir vücut gibidir. Ya da kınanacak şey yapmayın demektir, çünkü kınanacak şey yapan ancak kendini kötülemiş olur. Lemz dü uzatmaktır. Ya'kûb zam ile (vela telmuzu) okumuştur. "Ve lâkaplarla çağırmayın” birbirinizi kötü lâkaplarla çağırmayın. Çünkü nebz maddesi örfe göre kötü lâkaba hâstır. "Îmandan sonra fasıklık ne kötü addır” mü'minlerin îmana girmelerinden ve onunla meşhur olmalarından sonra kötü şöhretin yayılması ne kadar çirkindir! Bundan maksat ya küfür ve fışkın insanlara, özellikle mü'minlere nispetini ayıplamaktır. Çünkü rivâyete göre âyet Safiyye bint Huyey hakkında inmiştir. Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'e geldi: Kadınlar bana: Ey iki Yahûdînin kızı Yahûdî, dediler, dedi! O da: Babam Hârûn, amcam Mûsa, kocam da Muhammed aleyhisselâm'dır deseydin, dedi! Ya da maksat lâkap takmanın fasıklık, onu îmanla bağdaştırmanın da çirkin olduğunu göstermektir. "Kim tevbe etmezse” yasaklandığı şeyden "işte onlar zâlimlerin ta kendileridir” isyanı tâat yerine koymak ve kendini azaba maruz bırakmakla. |
﴾ 11 ﴿