145De ki: Bana vahyedilmiş olanda yiyecek bir kimseye yiyeceği haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Meğerki, ölü veya fışkırmış, akan kan -diğerlerinin hilafınadır. Meselâ ciğer ve dalaktaki kan gibi ki, onlar akar kan değildir veya domuz eti olursa müstesna. Çünkü bu murdar, haram bir şeydir. Ve yahut bir fısk ki, üzerine Allah'tan başkası için kesilmiş onun gayrisinin ismi üzerine kesilmiş, -bu da müstesnadır - Maahezâ kim bu zikrolunanlardan bir şeye muzdar kalırsa ve tecavüz etmeksizin ve haddi aşmaksızın onu yerse şüphesiz ki, Rabbin o kişi için yediği şeyi mağfiret edicidir, ona acıyıcıdır. Âyette zikrolunanlara, sünnetle (hadisi şerifler vasıtasıyla) yırtıcı hayvanlardan her azı diş sâhibi ve kuşlardan da pençe sahipleri de ilhak olunmuştur. “meyte ” lâfzı nasbla okundu. Bir kırâatta da refle okundu. O zaman fiili de te ile. “yekûne “ fiili yâ ile okundu. Ayrıca te ile ” Tekûne “ diye de okundu. |
﴾ 145 ﴿