60

Sadakalar zekâtlar Allah tarafından farz olarak ancak ve ancak kendilerine yetecek miktarın bir bölümünü karşılayamayacak durumda olan fakirlere, kendilerine yetecek miktarı elde edemeyen miskinlere, zekât işlerinde çalışan zekât memurlarına toplayıcısına, taksim edicisine, yazıcısına ve biriktiricisine, kalpleri müslümanlığa ısındırılmak istenenlere müslüman olmalarını sağlamak için, yahut müslümanlıkta sebat etmeleri için, yahut onlar gibilerinin müslüman olmalarını sağlamak için, yahut kâfirleri müslümanlardan uzaklaştırmak için (verilmek üzere) dört kısımdan ibarettir. İmam Şafi (Allah kendisinden râzı oisun)'ye göre İslâm artık izzet bulduğu için birinci ve ikinci kısımlara zekât verilmez. Ancak üçüncü ve dördüncü kısımlar böyle değildir, mezhebin sahih görüşüne göre bunlara zekât verilebilir (Aynı şekilde) mükateb kölelere yani onların azad edilmeleri için borçlulara yani borç ehline. Bunlara zekât verilebilmesi için (içki ve faiz gibi) masiyet için borçlanmış olmamaları yahut masiyet için borçlanmış iseler tevbe etmiş olmaları ve borçlarını ödeyebilecek durumda olmamaları veya - zengin bile olsalar - iki müslümanın arasını bulmak için borçlanmış olmaları gerekir. Allah yolundaki gazilere yani Allah yolunda cihad için koşuşturan ve - zengin bile olsalar - ganimetleri olmayan mücahidlere ve yolculuğunda yolda kalmışlara mahsustur. Yani (mezkûr yerlere) verilir. Allah mahlûkatını iyi bilendir. İşinde hikmet sâhibidir. Yani zekâtı söz konusu sınıfların dışındakilere vermek câiz olmadığı gibi bu sınıflardan biri mevcut olduğu hâlde zekâtı kendisinden alıkoymak da câiz değildir. (Bu sınıfların tümü mevcut olduğunda) devlet idarecisi zekât mallarını kendilerine eşit miktarlarda taksim eder. Devlet idarecisi, söz konusu sınıfların fertleri arasında fazla verme yetkisine sahiptir. Zekâtın sarf edildiği sınıfların“ Elif - lâm “ile ifade edilmiş olmaları, fertlerinin istiğrakının (tamamını kapsadığının) gerekliliğini ifade etmektedir. Fakat bu taksim zor olacağından, zekâtını taksim eden mal sâhibine vacib değildir. Aksine her sınıftan üç kişiye vermek kâfidir, ne var ki, sınıfların cemi (çoğul) ifade eden lafızlarla beyan edilmesinden de anlaşılacağı üzere üç kişiden aşağısı kâfi gelmez. Hadis - i şerifler, zekât malından alabilmenin şartının müslüman olmak, Beni Haşim ve Beni Muttalib soylarına rnensub olmamak olduğunu beyan etmiştir.

Âyeti kerîme’de geçen “farizaten” lâfz - ı celili mukader bir “faraza “ fiiliyle mansuptur.

60 ﴿