27Biz de ona vahyettik ki: “Bizim gözetimimiz ve korumamız altında ve bizim emrimizle gemi yap. Sonra helâk etme emrimiz gelip fırıncıya âit fırın (ın) suyu kaynayınca -ki, bu Nûh (aleyhisselâm) için bir işaret (parola) idi- hemen ona gemiye (hayvanatın) her bir sınıftan erkek ve dişinin her bir sınıfından iki tane bir erkek ve bir dişi koy. “ Ve içlerinden helâk edileceklerine dair aleyhlerine söz geçmiş olanlar - ki, onlar da (kafir olan) hanımı ile Sam, Ham ve Yafes'in aksine oğlu Kenan'dı - dan başka ehlini de (îman eden) hanımını ve çocuklarını da (yükle). Bunun üzerine Nûh (aleyhisselâm) üç oğlunun hanımları ile birlikte ehlini gemiye bindirdi - Hûdsûresinde ise “îman edenleri de (yükle) zaten onun beraberinde bulunan az kimseden başkası da îman etmemişti “ (Hûd-40) buyrularak îman edenlerin azlığına dikkat çekilmiştir. Hanımları ile birlikte altı kişi oldukları rivâyet edilmiştir. Yine rivâyet edildiğine göre gemide olanların tümü yetmiş sekiz kişiden ibaretti. Bunların yarısı erkek, yarısı ise kadındı. O zulmedenler küfredenler hakkında bana helâk edilmemeleri için niyazda bulunma! Çünkü onlar boğulacaklardır. Âyet-i kerîme’de geçen “ isneyni “kelimesi “ üslük“ fiilinin mef'ûl-ı olup (min“ harf-i cerri ise “üslük“ fiiline taalluk etmektedir. (Biz de meali buna göre verdik - Doğrusunu Allah bilir) Hadîs-i şerifle bildirildiğine göre: Allahü teâlâ Nûh (aleyhisselâm) için yırtıcı hayvan ile kuşları ve bunlardan başka diğer hayvanları bir araya getirip, iki elini de her bir sınıf hayvanın üzerine gezdirmeye başladı. Bunun üzerine sağ eli erkek, sol eli ise dişi üzerine temas ederek bu şekilde onları gemiye yükledi. Âyet-i kerîme’de geçen “ külli “kelimesi bir kırâata göre tenvinli olarak okunmuştur. Buna göre “zevceyni “kelimesi “ Üslük“ fiilinin mef’ûlü. “isneyni “kelimesi de onu fekit etmektedir. |
﴾ 27 ﴿